Cumartesi, 26 Eylül 2026
E-Gazete RSS Haber Bülteni
Son Dakika
Avrupa Hareketlilik Haftası

Yürünebilir Şehir: Kaldırımda Kime Yer Var?

Bir şehrin ulaşımını anlamak için bazen araçtan inmek yeterlidir. Kaldırımda yürüyen bir çocuk, yavaşlayan bir yaşlı ve durağa ulaşmaya çalışan bir yolcu bize ne anlatır?

Elinizde iki poşet olduğunu düşünün. Evinizle market arasında birkaç sokak var. Normalde kısa sayılabilecek bu yolu yürüyerek dönmek istiyorsunuz. Fakat kaldırımın bir bölümünde araç, biraz ilerisinde masa ve sandalyeler bulunuyor. Yolunuza devam etmek için aşağı iniyor, sonra yeniden kaldırıma çıkıyorsunuz.

Şimdi aynı yolu bir bebek arabasıyla geçtiğinizi düşünün.

Bir de bastonla.

Mesafe değişmedi. Fakat yolculuğun zorluğu değişti.

Şehir hayatında çoğu zaman gözümüzden kaçan şeylerden biri bu. Haritada birbirine yakın görünen iki nokta, herkes için aynı ölçüde ulaşılabilir olmayabiliyor. Yolu tarif ederken kullandığımız “Şuradan dümdüz gideceksiniz” cümlesi, bazı insanlar için pek çok küçük engeli görünmez kılıyor.

Hareketlilik Haftası Bitti, Yolculuk Devam Ediyor

16–22 Eylül 2026 tarihleri arasındaki Avrupa Hareketlilik Haftası’nın teması “Herkes İçin Hareketlilik” idi. Bu yıl kuşaklar arası adalet özellikle vurgulandı. Avrupa Komisyonunun 15 Eylül tarihli açıklaması, farklı yaşlardaki insanların erişilebilir ve kapsayıcı ulaşım imkânlarına sahip olması gerektiğini öne çıkarıyordu. Avrupa Komisyonu, 15 Eylül 2026

Böyle haftalar, üzerinde yeniden düşünmek için iyi bir vesile. Fakat etkinlik takvimi kapandığında da sabah işe gitmek, çocuğu okula götürmek, hastaneye ulaşmak gerekiyor. Şehrin asıl sınavı, olağan bir günde başlayan sıradan bir yolculukta veriliyor.

Sakarya için de başka şehirler için de soruyu buradan kurabiliriz: Bir insan evinden çıktığında, kimseye mecbur kalmadan günlük işlerini ne kadar rahat yapabiliyor?

Aynı Sokak, Farklı Hızlar

Bir genç için kolayca aşılabilen yükseklik, dizinde ağrı olan biri için durup düşünme sebebi olabilir. Yürüyüşünü hızlandırarak karşıya geçebilen insanla, her adımını dikkatle atan insanın ihtiyacı aynı değildir.

Bu yüzden bir sokağın iyi işlemesini yalnızca acele edenlerin deneyimine bakarak değerlendirmek eksik kalır. Çocukların, yaşlıların ve hareket etmekte zorlananların yolculuğunu da hesaba katmak gerekir.

Üstelik bunlar hayatın dışında kalan istisnai durumlar değil. Bugün rahat yürüyen insan yarın ayağını incitebilir. Bir gün ağır bir valiz taşıyabilir, başka bir gün küçük bir çocuğun elinden tutabilir. Şehri farklı ihtiyaçlarla kullanmak, hepimizin hayatında karşılığı olan bir durumdur.

Erişilebilir bir yolculuk, kaldırımın, rampanın ve geçidin kesintisiz biçimde birbirine bağlanmasıyla mümkün olur.

Metrobüs Güzel Bir Hizmet, Şimdi Yaya Erişimini Tamamlayalım

Sakarya’daki metrobüs uygulamasının kullanıcılar tarafından benimsendiğini ve şehre güzel bir hizmet kazandırdığını özellikle vurgulamak gerekiyor. İnsanların günlük ulaşımında karşılık bulan bu hizmetin kıymetini teslim edelim. Belediyenin 29 Haziran 2026 tarihli açıklamasında, ilk bir yılda 3 milyon 650 bin yolculuğa ulaşıldığı belirtiliyor. Bu kullanım, hizmetin şehir hayatındaki yerini gösteriyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, 29 Haziran 2026

Tam da bu nedenle, metrobüsün çevresindeki yaya düzenlemelerine daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Benimsenen bir hizmetin başarısı, yolcunun durağa güvenle ulaşabilmesi ve araçtan indikten sonra yoluna rahatça devam edebilmesiyle tamamlanır.

Kaldırımın Yola Katıldığı Noktalar

Metrobüse yol açmak için bazı kesimlerde kaldırımların taşıt yoluna dâhil edilmesi, yayaların günlük hareketini ciddi biçimde zorlaştırıyor. Araçlara alan açılırken yürüyen insanın kullanacağı kesintisiz güzergâhın da korunması gerekiyor.

Kaldırımın daraldığı veya devamlılığını kaybettiği bir yerde, elinde poşet taşıyan insanın, bebek arabası süren ebeveynin ya da baston kullanan yaşlının işi güçleşiyor. Birkaç adımlık eksiklik gibi görünen bölüm, bütün yolculuğun en zor noktasına dönüşebiliyor.

Bu noktalarda yayaya ayrılan alanın yeniden düzenlenmesi, kaldırım, rampa ve geçit bağlantılarının birlikte ele alınması gerekiyor. Yaya, metrobüs hattının yanından geçerken kendine yol aramak zorunda kalmamalı.

Metrobüsten İnince Yolculuk Bitmiyor

Durak çevrelerinde ayrı bir mesele daha var. Metrobüsten aynı anda inen yolcular, durak çıkışlarında kısa sürede yoğunluk oluşturuyor. Bu yoğunluk, yürüyüş ve bekleme alanlarının yetersiz kaldığı noktalarda yaya hareketini sıkıştırıyor; taşıt trafiğiyle karşılaşmalar da sıkıntıyı büyütüyor.

Bir durağın kapasitesini yalnızca bekleyen yolcu sayısıyla düşünemeyiz. Araçtan topluca inen insanların hangi yöne dağılacağına, karşıdan gelen yayalarla nerede karşılaşacağına ve yolun karşısına nasıl geçeceğine de bakmak gerekiyor.

İhlali Önlemek İçin Güvenli Bir Yol Sunmak

Bazı duraklara ulaşmaya çalışan yayaların yaptığı tehlikeli geçişleri de bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Her ihlali yalnızca dikkatsizlikle açıklamak yeterli olmayabilir. Güvenli geçişin ulaşılması güç olduğu veya yaya güzergâhının kesildiği noktalarda insanlar kendilerini riskli bir seçeneğe mecbur hissedebiliyor.

Bu durum, trafik kurallarına aykırı davranmayı güvenli hâle getirmiyor. Ancak ihlalleri önlemek istiyorsak, insanları o tercihe iten koşulları da ortadan kaldırmamız gerekiyor. Sadece uyarı yapmak veya geçişi engellemek, kullanılabilir bir alternatif sunulmadığında sorunu çözmekte yetersiz kalabilir.

İlgili birimlerin bu durakları özellikle yoğun saatlerde incelemesi; yaya akışına uygun geçiş noktalarını, ihtiyaç duyulan sinyal düzenlemelerini, yeterli çıkış alanlarını ve kesintisiz kaldırım bağlantılarını bir an önce ele alması gerekiyor. Çözüm her durakta aynı olmayabilir; fakat güvenli erişim her durakta sağlanmalı.

Talebimiz açık: Metrobüsün sağladığı ulaşım kolaylığı, durağın kapısında kesilmesin. Bu güzel hizmetten yararlanan insan, araçtan indiğinde de güvenle yoluna devam edebilsin.

Büyük Sözlerden Önce Küçük Bir Yürüyüş

Bir mahalleyi değerlendirmek için her zaman uzun sunumlarla başlamak gerekmeyebilir. Önce kısa bir güzergâh seçilebilir: evden markete, okuldan durağa veya duraktan aile sağlığı merkezine kadar.

O yol farklı ihtiyaçları olan mahalle sakinleriyle birlikte yürünebilir. Nerede durmak zorunda kalındığı, nerede taşıt yoluna inildiği, nerede dinlenme ihtiyacı duyulduğu not edilebilir.

Sorunu Görmek ve Sonucu Takip Etmek

Ardından mesele yalnızca şikâyet toplamaya bırakılmamalı. Hangi engelin giderileceği, kimin ilgileneceği ve yapılan düzenlemenin neyi değiştirdiği anlaşılır biçimde paylaşılmalı.

Böyle bir yaklaşımda vatandaş, talebini ilettiğinde bir karşılık görebilir. Yönetim de yaptığı işin günlük yolculuğu gerçekten kolaylaştırıp kolaylaştırmadığını değerlendirebilir. Küçük bir düzenleme yerinde işe yarıyorsa, aynı düşünce başka sokaklara taşınabilir.

Şehrin kalitesi biraz da bu dikkatte saklıdır. Bir insanın karşıya geçerken telaşa kapılmamasında, alışverişten dönerken dinlenebilecek yer bulmasında, çocuğuyla yürürken sürekli kenara çekilmek zorunda kalmamasında…

Bu hafta dışarı çıktığımızda yaşadığımız sokağa bir de kendi alıştığımız hızın dışından bakalım.

Adımlarımızı biraz yavaşlatalım.

Kaldırımda bize ayrılmış görünen yerin, başkalarının yolculuğunda nasıl bir karşılığı olduğunu düşünelim.

Çünkü iyi bir şehir, farklı hızlarda yürüyen insanlara yer açar.

Yürünebilir Şehir: Kaldırımda Kime Yer Var?

—

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

The post Yürünebilir Şehir: Kaldırımda Kime Yer Var? first appeared on CRB Haber.

Orijinal Makale Kaynağı: CRB Haber

admin
admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem Bülteni

Haberleri kaçırmayın,
her sabah gelen kutunuzda.

Türkiye ve dünyadan özenle seçilmiş sabah özeti. Günde tek e-posta, hiç spam yok.

Abone olarak Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş sayılırsınız.